Haber

Uluslararası Arenada Irak-Türkiye Petrol Davasının Detayları

Geçtiğimiz günlerde Türk medyasında pek ilgi görmeyen bir haber görüldü. Irak ve Türkiye arasında çıkan uluslararası bir ihtilafta, mahkeme kararı Uluslararası Ticaret Odası ICC (Uluslararası Ticaret Odası) esasına göre açıklandı. Konuyla ilgili Enerji Bakanı da açıklama yaptı. İçerik olarak bakıldığında uzmanların vurguladığı noktalar daha dikkat çekiciydi.

Bağdat hükümetinin Irak’ta uzun süredir yasadışı olarak gördüğü Kürt petrol ihracatı için Türkiye’ye açtığı davayı kazanamadı, ancak medyada fazla yer almasa da dikkat çekici detayları vardı.

Irak, yarı özerk Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) komşusu Türkiye ve Kürt bölgesinden Ceyhan limanına petrol ihraç etmesi nedeniyle 9 yıldır yargılanıyor.

Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ndeki davada Irak, Türkiye’nin Bağdat yönetiminin izni olmadan ihracata izin vererek 1973’teki ‘boru sınır geçiş anlaşmasını’ ihlal ettiğini iddia etti.

Irak Petrol Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Paris merkezli mahkeme Irak’ın lehine karar verdi.

FT’nin ismini vermek istemeyen kaynakları, mahkeme kararı sonucunda Türkiye’nin yaklaşık 1.5 milyar dolar tazminat ödemesi gerektiğini belirtti.

Bu tazminat Bağdat’ın ilk talebinin çok altında kalırken, Irak Petrol Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ihracatı Ceyhan üzerinden yöneten “tek taraf” oldukları belirtiliyor. Bakanlık ayrıca ihracatın devam etmesini ve uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesini sağlayacak şekilde Türk makamlarıyla görüşeceğini duyurdu.

KBY Başbakanı Mesrur ​​Barzani, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Bağdat ile son anlaşmalarımız, tahkim kararının üstesinden gelmemiz için zemin hazırladı.”

Türkiye Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Irak, Aralık 2022’de Türkiye’nin petrol ve diğer petrol ürünleri ithalatının yüzde 27’sini oluşturarak Rusya’nın ardından ikinci sırada yer aldı.

Irak, Opec’in en büyük ikinci üreticisi. KBY üretim rakamlarını yayınlamıyor, ancak uzmanlar bunun günde 440.000 varil civarında olduğunu ve bunun birçoğunun ihraç edildiğini varsayıyor.

Dynamic Investment Securities’in baş ekonomisti Enver Erkan, FT’ye yaptığı açıklamada, ICC kararının Türkiye’yi “Rusya’ya daha fazla bağımlı hale getireceğini” ve ülkenin elektrik ithalat faturasını artıracağını söyledi.

Federal hükümet ile KBY arasındaki gerilim, Bağdat’ın KBY ihracatını engellemeye çalıştığı geçen yıl alevlendi.

FT’nin değerlendirmesine göre, petrol ihracatı Irak Kürdistan bölgesi için ekonomik bir cankurtaran olurken, KBY, Bağdat’tan finansal bağımsızlık elde etmenin bir yolu olarak ham petrol ihraç etmek ve gelirleri elde tutmak için Irak anayasasındaki belirsizliği kullandı.

Enerji Bakanlığı da konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, davadaki birçok ihtilafın Türkiye lehine sonuçlandığı ancak aleyhimize olan tek şeyin tazminat olduğu belirtildi.

Bunu nasıl anlamamız gerektiği konusunda içerideki uzmanlara da baktık! Geçtiğimiz aylarda dikkat çeken bir paylaşım yapan Güç Uzmanı Ali Arif Aktürk, şu sözleri hatırlattı.

Aktürk bir başka paylaşımında, su ve elektrik ticaretinde yapılacak ufak değişikliklerle bundan sonra bir sorun çıkmayabileceğini yorumladı.

Bir diğer güç uzmanı Mehmet Doğan, bakanlığın açıklamasını yorumlarken Irak’tan da tazminat alacağımıza değinirken, iki tazminatın farklı konular olduğunu vurguluyor ve farklı bir değerlendirmeyle sorular soruyor.

Son olarak tecrübeli gazeteci Mehmet Y. Yılmaz T24’teki köşe yazısında konuya değiniyor.

Mahkeme kararı ve tazminata atıfta bulunurken, yukarıdaki 1,5 milyar dolarlık tazminatın 2014-2018 dönemini kapsadığı için faizinin de olacağını ekliyor.

2018’den sonra da davaların olduğunu söyleyen Yılmaz, bu dava sonucunda tazminat sorumluluğu olasılığından bahsediyor.

Yaklaşık bir hesapla Türkiye’nin Irak Merkezi Hükümeti’ne 3,5 milyar dolar tazminat ödeyeceğini hesaplıyor.

O dönemde kaçak petrol taşımacılığına karşı yapılan tartışmalar hatırlatılırken Tolga Tanış’ın ‘Potus ve Beyefendi’ adlı kitabına gönderme yapılıyor. 2011 yılından bu yana IKBY petrolünün nakliyesini Powertrans adlı bir şirketin üstlendiği belirtilirken, şirketin ortakları arasında Berat Albayrak’ın da adının geçtiğini söylüyor.

2016 yılında ortaya çıkan Wikileaks belgelerinde aynı ifadeler geçilirken doğruluğu resmi olarak kabul edilmedi.

Powertrans şirketinin 25 Mart 2011’de kurulduğunu ve 18 Temmuz 2011’de Bakanlar Kurulu kararıyla Kuzey Irak’tan petrol taşıma işinde ‘tekel’ haline geldiğini de bildiriyor.

Esnafın kazandığının ‘3,5 milyar dolardan fazlasını vergi, ceza olarak ödeyeceğiz’ diyen Yılmaz, bu parayla TOKİ’nin son deprem konut ihalelerindeki fiyatlarla 33 bini aşkın konutun, Olası İstanbul depremine hazırlık olarak 90 bin bina yıkılıp yeniden yapıldı. 200 binden fazla binanın depreme dayanıklı hale getirilebileceği, 40 derslikli 6 bine yakın okul ve 35 şehir hastanesi yapılabileceği hesaplanıyor. Yazının tamamını okumak isterseniz buraya tıklayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu